Son dönemde estetik dünyasında en sık duyduğumuz ifadelerden biri, “Sıvı yüz germe”dir.

Sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan bu kavram, kulağa iddialı geliyor.

Peki gerçekten yüzü “geriyor” mu, yoksa bu sadece pazarlama dilinin bir ürünü mü?

Öncelikle şunu netleştirelim:

“Sıvı yüz germe” aslında tek bir işlem değil, bir tedavi yaklaşımının adı.

Yani bir ürün ya da tek bir enjeksiyon tekniğinden bahsetmiyoruz. Bu ifade, yüzün ihtiyacına göre farklı içeriklerin doğru katmanlara ve doğru oranlarda uygulanmasını kapsayan bütüncül bir planlamayı tarif ediyor.

Ancak kafa karışıklığı da tam bu noktada başlıyor.

AYNI İSİM, FARKLI UYGULAMALAR

Bazı kişiler için sıvı yüz germe denildiğinde yalnızca hyaluronik asit dolgular akla geliyor.

Bu dolgular yüzün kaybettiği hacmi yerine koyar, kontürleri belirginleştirir ve doğru teknikle uygulandığında lifting etkisi oluşturabilir.Haberin Devamı

Ancak birçok hekim bu kavramı daha geniş bir çerçevede değerlendirir.

Kalsiyum hidroksiapatit (CaHA) ve poly-L-laktik asit (PLLA) gibi biyostimülanlar da bu yaklaşımın önemli bir parçasıdır.

Bu ürünler klasik dolgular gibi sadece hacim vermez. Aynı zamanda cildin kendi kolajen üretimini uyararak zaman içinde daha sıkı ve kaliteli bir doku oluşmasını sağlar. Yani etkileri daha yavaş başlar ama daha uzun vadeli ve doğaldır.

GERÇEKTEN “GERME” ETKISI VAR MI?

Evet, ancak burada doğru tanımı yapmak önemli. Sıvı yüz germeyle elde edilen etki, cerrahi anlamda bir yüz germe değildir. Daha doğru ifade ile bu işlemler, lifting yani toparlayıcı bir etki sağlar.

Yüz hatlarında daha belirgin bir yapı, sarkan alanlarda hafif yukarı yönlü destek,
dinamik bir ifade…

Ancak bu etki, ileri düzey sarkması olan bir yüzü ameliyatsız şekilde tamamen toparlayacak güçte değildir.

EN SIK YAPILAN HATA: MUCİZE BEKLENTİSİ

Sosyal medyada gördüğümüz sonuçlar her zaman gerçeği yansıtmayabilir. Özellikle farklı ışık, açı ve mimiklerle çekilmiş before-after fotoğrafları, işlemin etkisini olduğundan daha fazla gösterebilir.

Bu nedenle gördüğünüz her sonucu birebir kendi yüzünüze uyarlamak doğru değildir.

Gerçek şu ki, sıvı yüz germe, doğru hasta seçimi ve doğru teknikle uygulandığında etkili bir gençleştirme yöntemidir ama bir mucize değildir.

Özellikle belirgin deri fazlalığı, ileri düzey sarkma ve boyun bölgesinde ciddi gevşeme söz konusuysa, cerrahi yüz germe hâlâ en etkili ve kalıcı seçenektir.

DOĞRU YAKLAŞIM: KOMBiNASYON VE KİŞİSELLEŞTİRME

Günümüzde en başarılı sonuçlar, tek bir ürünle değil, farklı dolgu tipleri, biyostimülanlar ve gerektiğinde enerji bazlı cihazların kombinasyonu ile elde ediliyor. Çünkü her yüz farklı yaşlanır.

Dolayısıyla her hastaya uygulanacak plan da farklı olmalıdır. “Sıvı yüz germe”yi değerli kılan şey, ‘kişiye özel planlama”dır.

SONUÇ

“Sıvı yüz germe” doğru ellerde akıllı bir yaklaşımdır. Yüzü ameliyatsız şekilde destekler, genç bir görünüm sağlar

Ancak cerrahinin yerini almaz. Önemli olan, doğru hastaya doğru tedaviyi uygulamak ve beklentiyi gerçekçi şekilde yönetmektir. Çünkü estetikte en iyi sonuç, abartıdan değil, denge ve doğallıktan geçer.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir